Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi İlkeleri Dersi
Orta Koridor ve Türkiye: Kısıtlar ve Gerçeklik
Orta Koridor ve Türkiye: Kısıtlar ve Gerçeklik
Prof. Dr. Murat ERDAL
Giriş

Orta Koridor ve bağlantılı bölgesel ulaştırma projeleri, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken önemli bir stratejik çerçeve sunmaktadır. Bununla birlikte, bu projelerin sahada ne ölçüde gerçek bir ticari akışa, öngörülebilir transit süreye, rekabetçi maliyet yapısına ve sürdürülebilir yatırım mantığına dönüşebileceği konusu çoğu zaman sağduyulu biçimde tartışılmamaktadır. Harita üzerinde anlamlı görünen bir ekonomik koridor ile sahadaki gerçek işlerlik çoğu zaman aynı şey değildir.
Türkiye’nin coğrafi konumu kuşkusuz önemlidir. Ancak coğrafi konum tek başına ticari koridor ekonomisi üretmez. Bir hattın ekonomik ve ticari anlamda yükselebilmesi için karşılıklı ticaret tabanı, düzenli yük akışı, üretim ilişkileri, operasyon verimliliği, hukuki uyum, sigorta güvenliği, finansman kapasitesi ve küresel hizmet standardı gerekir. Başka bir ifadeyle mesele, yalnızca bir taşıma hattının nereden geçtiği değil; o hattın neden tercih edileceği, hangi yükleri ne sıklıkla taşıyacağı ve hangi koşullarda sürdürülebilir olacağıdır.
Tam da bu nedenle Orta Koridor tartışmalarında önce pratik sorulara açıklık kazandırmak gerekir: Dış ticaret müşterisi bu güzergâhı neden tercih edecektir? Transit süre ve toplam maliyet ne kadar öngörülebilir olacaktır? Alternatif güzergâhlara karşı somut avantajları nelerdir? Çin, Avrupa Birliği ve bölge ülkeleri bu hatta hangi ölçüde irade, sermaye ve ticari katkı koymaktadır? Bu sorulara net cevap verilmeden yapılan değerlendirmeler, stratejik analizden çok temenniye yaklaşma riski taşımaktadır.
Bu çerçevede Orta Koridoru yalnızca jeopolitik söylem üzerinden değil; ticari akış, müşteri davranışı, demiryolu gerçekliği, mevzuat ve operasyonel uyum farklılıkları, finansman, risk yönetimi ve rakip güzergâhlar üzerinden değerlendirmek gerekir. Esas mesele, “köprü ülke” söylemini tekrar etmek değil; gerçekten tercih edilen, taşıma maliyeti ve süresi verebilen, risk yönetebilen ve bütünsel olarak güven üretebilen bir lojistik sistem kurup kuramadığımızı sorgulamaktır.
1. Koridorun Ticari Gerçekliği: Akış, Yük ve Müşteri Tercihleri
Bir ulaştırma hattının ekonomik koridora dönüşebilmesi için önce düzenli ve sürdürülebilir yük hacmi üretmesi gerekir. Koridorun gerçek temeli harita değil, ticari akıştır. Ticaretin yönü, üretim coğrafyası, yükün niteliği, taşıma talebinin sıklığı ve iş sürekliliği oluşmadan yalnızca fiziksel bağlantı kurmak kalıcı bir lojistik üstünlük yaratmaz.
Bu nedenle ekonomik koridorun yük hacmi kendiliğinden ortaya çıkmaz; ayrıca sistematik biçimde geliştirilmelidir. Hatta düzenli yük verecek ülke-şirket sayısı, ithalat-ihracat ilişkisi, dağıtım ağı, lojistik servis sağlayıcıları ve ticari güven ortamı yoksa büyük ulaştırma vizyonları operasyonel ölçekte zayıf kalır. BALO projesi ve Türkiye-Avrupa RO-LA projesi gibi birçok girişim, olgunlaşamadan yarım kalmıştır. O nedenle bir koridorun geleceği, siyasi anlatıdan çok ticari tabanının gücüyle belirlenir.
Burada belirleyici unsur, stratejik söylemden çok müşteri davranışı ve operasyon aktörlerinin uyumudur. Dış ticarette müşteri deneyimi her şeydir. Bir ihracatçı, ithalatçı ya da taşıma işleri organizatörü açısından temel soru nettir: Bu hat daha güvenli midir, daha öngörülebilir midir, daha yönetilebilir midir? Böylesi büyük ulaştırma projelerinde kritik olan, sınır geçişlerinin, aktarmaların, liman bağlantılarının ve işletme akışının ne ölçüde disiplinli olduğudur. Transit süre veremeyen bir hat, dış ticarette güçlü bir satış argümanı üretemez. Oturmuş taşıma türleri ve güzergâhlar tercih edilir.
2. Operasyonel Gerçeklik: Demiryolu İşletme Kültürü ve Altyapı Modernizasyonu
Orta Koridor tartışmasının merkezinde uluslararası demiryolu ve diğer taşıma türleriyle entegrasyonlar yer almaktadır. Asya’dan Avrupa’ya uzanan demiryolu ağırlıklı koridorun çalıştırılması kısa vadede hiç de kolay değildir.
Geçiş ülkeleri arasında taşıma rejimleri bakımından hâlâ ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Ortak belgeler ve ara çözümler geliştirilmiş olsa da hukuk, belge düzeni, sorumluluk alanları ve sınır prosedürleri bakımından tam uyumdan söz etmek güçtür. Bu durum taşıma mevzuatı, sorumluluk paylaşımı, süre yönetimi ve maliyet hesaplarını doğrudan etkilemektedir.
Teknik ve yapısal uyumsuzluklar koridor tartışmalarında çoğu zaman geri planda kalmaktadır. Harita üzerinde kesintisiz görünen hatların sahada aynı akıcılıkla işlemediği unutulmamalıdır. Bu nedenle altyapı modernizasyonu, yalnızca yeni hat yapımı olarak değil; geçiş noktaları, terminal kapasitesi, aktarma verimliliği ve işletme bütünlüğü içinde ele alınmalıdır.
Ülkemiz açısından ise demiryolu yük taşımacılığı, sınırlı bir operasyon alanı görünümündedir. Dış ticaret taşımalarında demiryolu kullanımı %1 civarındadır. Küresel çapta demiryolu omurgası olma iddiası, önce içeride ve komşu ülkelerle nasıl bir yük işletme disiplini kurulduğu sorusuyla birlikte değerlendirilmelidir.
Burada önemli ayrımı vurgulamalıyız: Yolcu ulaştırmasındaki çarpıcı başarı ile yük taşımacılığındaki kurumsal ve operasyonel yetkinlik aynı şey değildir. Hızlı tren, metro ya da yolcu hattı yatırımlarının dikkat çekici sonuçlar vermesi, aynı ölçüde yük taşımacılığı kültürü ve ticari disiplini oluştuğu anlamına gelmemektedir. Yük taşımacılığı; müşteri taahhüdü, satış, terminal yönetimi, blok tren planlaması, ekipman çevrimi, hasar süreçleri ve sınır koordinasyonu bakımından ayrı bir uzmanlık alanıdır.
Demiryolu yük taşımacılığı yalnızca altyapı değil, işletme kültürü ve pazarlama meselesidir. Hat yapmak stratejiktir; ancak hatların düzenli yük çekebilmesi, planlı tren akışı sunabilmesi, sınır ve aktarma noktalarında gecikmeleri azaltabilmesi ve müşteriye güvenilir hizmet standardı verebilmesi çok daha belirleyicidir. İşletme zafiyeti olan yerde, altyapı tek başına yeterli olmamaktadır.
3. Risk, Rekabet ve Yatırım İhtiyacı
Koridorların başarısı yalnızca taşıma kapasitesiyle değil, risk yönetimi ve kurumsal güven üretme kabiliyetiyle de ölçülür. Lojistik dünyasında güven, yalnızca taşımanın yapılmasıyla değil; sorun çıktığında hangi kuralların nasıl işleyeceğinin bilinmesiyle oluşur. Çok ülkeli ve çok rejimli bir hatta geçerli mevzuat ve sigorta kapsamı özel önem taşır. Bu nedenle hasar, kayıp, hırsızlık veya gecikme hâlinde uygulanacak rejim net olmalıdır. Bir koridorun ciddiyeti yalnızca iyi gün performansıyla değil, kriz anında nasıl işlediğiyle anlaşılır. Hukuki ve operasyonel belirsizlik, ticari güveni zayıflatır; ticari güvenin zayıfladığı yerde ise yük akışı sürdürülebilir nitelik kazanamaz.
Finansman sorusu da Orta Koridor tartışmasının en hayati başlıklarından biridir. Orta Koridor ve bağlantılı demiryolu yatırımları kısa vadeli ve düşük maliyetli girişimler değildir. Bu nedenle yalnızca güzergâhın değil; yatırım önceliklerinin, finansman kaynaklarının ve mevcut kaynağın ne ölçüde rasyonel kullanıldığının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Orta Koridorla ilgili aktörlerin, yani ülkelerin yaklaşımları da söylemden çok somut davranışlar üzerinden okunmalıdır. Özellikle Çin’e ayrı bir pencere açılmalıdır. Dünyanın üretim ve ticaret devi Çin’in Orta Koridoru bugünden tam anlamıyla sahiplendiğini söylemek pek mümkün değildir.
Türkiye merkezli Orta Koridor projesinin rakipleri de göz ardı edilmemelidir. TRACECA ekseni içinde Karadeniz havzasında Doğu-Batı arasında şekillenen liman ve intermodal bağlantılar, Türkiye güzergâhı açısından orta ve uzun vadeli ciddi rakiplerdir. Romanya ve Bulgaristan’ın Avrupa Birliği üyesi olması da bu rekabete ilave bir kurumsal ve ticari avantaj boyutu kazandırmaktadır. Romanya’nın Köstence Limanı ile Bulgaristan’ın Varna ve Burgaz bağlantıları da eklendiğinde, rekabet yalnızca coğrafi yakınlıkla değil; liman-demiryolu-karayolu entegrasyonu, kurumsal uyum ve Avrupa pazarına erişim kolaylığı üzerinden yeniden tanımlanmaktadır. Diğer taraftan Gürcistan’ın Poti ve Batumi limanları ile Anaklia derin deniz limanı projesi, bu ülkenin Karadeniz çıkışını daha iddialı bir lojistik üsse dönüştürme arayışını açıkça göstermektedir.
Ülkemiz açısından temel mesele yalnızca “biz de bu koridordayız” demek değildir; Türkiye güzergâhının neden daha hızlı, daha güvenilir, daha entegre ve daha tercih edilir olduğunu ticari ve operasyonel verilerle sürekli biçimde ispat edebilmektir. Lojistik dünyası ilk etapta şu soruyu sorar: “Siz ne ölçüde kullanıyorsunuz?”
Ülke olarak dış ticarette demiryolu yük payı %1’den %10’lara ulaştığında, tüm dünyaya Orta Koridorun verimliliğini anlatmak daha kolay olacaktır.
4. Türkiye’nin Güçlü Alanı: Çok Modlu Gelecek
Türkiye’nin ulaştırma ve lojistik vizyonu, bütün taşıma modlarında eşit ölçüde iddia üretmekten çok, en güçlü olduğu alanı merkeze alarak şekillenmelidir. Bu çerçevede bugün Türkiye’nin en görünür ve ölçülebilir üstünlük alanı havayolu taşımacılığıdır. İstanbul Havalimanı’nın küresel bağlantısallığı ile Türk Hava Yolları’nın yaygın ağ yapısı ve operasyonel kabiliyeti, Türkiye’yi havayolu taşımacılığında küresel arenada tartışmasız bir cazibe merkezi yapmıştır.
Bu nedenle Türkiye’nin oyun planı, bugünün somut gücünü esas almalıdır. İstanbul, havacılıkta lider bir merkez niteliği taşımaktadır. Stratejik kurgu ve oyun planı bu çekim gücünün etrafında inşa edilmelidir. Karayolu ve denizyolu ağları, liman bağlantıları, gümrük süreçleri ve üretim merkezleri bu merkezi destekleyecek biçimde bütünleştirildiğinde, Türkiye çok daha güçlü bir lojistik çarpan etkisi üretebilir. Demiryolunun da bu yapıya orta ve uzun vadede belirgin güç katması beklenmektedir. Ancak bunun için demiryolunun zamana, altyapı modernizasyonuna ve çok modlu taşıma entegrasyonu içinde olgunlaşmaya ihtiyacı vardır. Başka bir ifadeyle, demiryolu geleceğin önemli güç alanlarından biri olabilir; fakat bugünün stratejik merkezi İstanbul’un havayolu taşımacılığı gücüdür.
Sonuç ve Değerlendirme
Sonuç olarak Orta Koridor ve bağlantılı bölgesel ulaştırma projeleri, yalnızca jeopolitik heyecanla ya da sembolik haritalarla değerlendirilemeyecek kadar ciddi bir dış ticaret ve lojistik meselesidir. Türkiye açısından bu hatların taşıdığı stratejik anlam önemlidir; ancak stratejik önem ile ticari işlerlik aynı düzlemde ele alınmadığında, planlanan ile gerçekleşen arasında doğal olarak bir mesafe oluşmaktadır. Bugün sağduyulu yaklaşım, “köprü ülke” söylemini tekrar etmekten çok; yük üretebilen, risk yönetebilen, müşteri güveni oluşturabilen ve modlar arasında entegrasyon kurabilen bir sistem inşa etmeye odaklanmaktır.
Türkiye’nin havayolu taşımacılığında ortaya koyduğu somut bağlantısallık ve erişim gücü, bu bakımdan önemli bir referans sunmaktadır. Demiryolunun da orta ve uzun vadede bu yapıya belirgin güç katması beklenmektedir. Ancak bu katkının gerçek değere dönüşebilmesi, demiryolunun ticari akış, işletme disiplini, operasyon verimliliği ve çok modlu taşıma entegrasyonu içinde güçlendirilmesine bağlıdır. Kalıcı bölgesel etki de ancak bu şekilde mümkün olabilir.
ORTA KORİDOR VE TÜRKİYE: KISITLAR VE GERÇEKLİK
Business Diplomacy dergisindeki yazım. 11 Haziran 2026.
Erişim Linki: https://businessdiplomacy.net/tr/orta-koridor-ve-turkiye-kisitlar-ve-gerceklik/
Anahtar Sözcükler: Orta Koridor, ulaştırma, taşıma, lojistik, Türkiye, demiryolu, havayolu, köprü, müşteri, dış ticaret, transit, Karadeniz, Avrupa, Asya, Orta doğu, jeopolitik, bölgesel, strateji

Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi İlkeleri Dersi
1.Haftadan 14. Haftaya kadar tüm dersleri görmek için “Ders İçeriği” sekmesini tıklayınız.
Prof. Dr. Murat ERDAL merdal@istanbul.edu.tr
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Program Başkanı
“Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi İlkeleri” başlıklı dersimiz İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans ( Örgün ve İkinci Öğretim Tezsiz ) Programlarında yer almakta olup Bahar yarıyılında okutulmaktadır.
Dersin Amacı:
Satınalma ve Tedarik Zinciri yönetimi alanında derinlemesine bilgi sahibi olmak, satınalma, planlama, operasyon/üretim, lojistik ve tedarik zinciri yapısınının kavranmasını sağlamaktır.
Örgün (Tezli) Program:
Tezli Yüksek Lisans Programında öğrencilerimiz son on yıla ilişkin bu alanda çıkan tüm yayınların (makale ve kitap) taramasını yaparak döneme başlarlar.
Literatür taraması ile birlikte gelişen trendler üzerine haftalık ve dönem ödevleri belirlenir. Yüksek Lisans tezi hazırlama sürecinin bir denemesi olan Saha Araştırması yapılmaktadır.
İkinci Öğretim (Tezsiz) Program :
Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi İlkeleri dersimiz sektörel uygulamalar üzerine kuruludur. Dolayısı ile ders gücünü pratik örneklerden almaktadır. Sınıf içerisinde yer alan katılımcılar farklı iş kollarında yaşadıkları güncel iş hayatının yansımalarını, bilgi ve tecrübelerini aktarırlar.
Dersin Açıklanması:
Küresel rekabet ortamında satınalma ve tedarik zinciri yönetimi faaliyetleri işletmeler için stratejik bir önem arz etmektedir. Ders öncelikli olarak satınalma ve tedarik zinciri operasyonlarının neler olduğu ve bu operasyonları icra eden yöneticilerin değişen yeteneklerinin anlaşılması üzerine kuruludur.
Satınalma organizasyonu, yurtiçi ve uluslararası satınalma, pazar araştırmasından uygun tedarikçilerin bulunması ve pazarlık süreçlerine kadar bir dizi faaliyet sürekli etkileşim halindedir. Diğer taraftan işletme için doğru tedarikçileri bulmak onlarla iletişimi sağlamak ve ilişki yönetimi konusunda doğru hamleler üretmek büyük çaba gerektirmektedir. Birlikte çalışılabilirlik ve geleceğe yönelik planlamaların oluşturulmasında işletme satınalma ve tedarik zinciri sorumlulukları artmaktadır.
Gıda, Tekstil, Otomotiv, Sağlık, Otelcilik ve Bankacılık vb. pek çok imalat ve hizmet sektöründe tedarik zinciri yapılanması; satınalma, planlama, operasyon, dağıtım, pazarlama ve müşteri ilişkileri farklılık arz etmektedir.
Dersin amacı, sektörel farklılıkların analiz edilmesi ve değişen trendlerin anlaşılmasıdır.
Dersin Öğrenme Çıktıları:
Yüksek lisans öğrencileri bu dersi başarı ile tamamladıklarında,
– Sektörel satınalma operasyonları ve Tedarik Zinciri yapılanmalarını kavrar.
– Farklı işletme ölçekleri ve sektörlere ilişkin satınalma organizasyon yapılanması konusunda bilgi sahibi olur.
– Stratejik satınalma yönetimi ve tedarikçi performans değerlemesi konusunda değerlendirmeler yapabilir.
– Satınalma ve Tedarik Zinciri meslek farklılıklarının (bilgi, tecrübe ve yetenekler) neler olduğu kavrar.
– Tedarik zincirlerinin rekabetteki rolü üzerinde analizler gerçekleştirir.
– Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi dinamiklerini öğrenir. ISO 20400, ISO 14001, ISO 14046, ISO 14064, Emisyon Hedefleri, Su Ayak izi, Karbon Ayak izi, Tedarikçi Etik Kodlar, ISO 26000 incelenir.
– Uçtan uca bilişim teknolojilerinin kullanımını analiz eder. B2B Entegrasyon, ERP, SRM, Tedarikçi Portalı, E-satınalma, AI, Makine Öğrenmesi örnekler verilir.
PROF. DR. MURAT ERDAL – MAKALELER
Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi başlıklı dersimiz için gerekli öğrenme kaynaklarına erişim sağlayın.
PDF Makale Listesi – Satın alma ve Tedarik Zinciri Yönetimi
Satın alma ve Tedarik Zinciri Yönetimi konularında ekibini geliştirmek isteyen yöneticilerimiz için MAKALE LİSTESİ paylaşıyorum.
PDF KLASÖRÜ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Makale Listesi düzenli olarak güncellenmektedir.
Makale Listesi 6 Ana Kategoriden meydana gelmektedir:
- Satınalma Yönetimi
- Tedarik Zinciri Yönetimi
- Sektörel Kontrat İncelemeleri – Sözleşme Yönetimi
- Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri
- Sürdürülebilirlik ve Yeşil Dönüşüm
- Kurumsal Satış
Klasör içerisinde;
- Eğitim Testleri
- Anketler
- Kitap Önerileri yer almaktadır.
Makale / Okuma Listesinin Yüksek Lisans ve Doktora sınavlarına hazırlanan öğrencilerimiz için faydalı olmasını dilerim.
KİTAP : Dersin kaynak kitap ve materyalleri
AÇIK KAYNAK KİTAP VE MAKALELER
- a. Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri | 2021 | 150 sayfa.
BuyerNetwork.net B2B Ticaret Platformu içerisinde Öğrenme Merkezi’nden tüm sektör raporlarına ve e-kitaplara erişebilirsiniz.
Bireysel veya kurumsal olarak üye olmanız gerekmektedir.
Şirketler için Satınalma Dergisi (arşiv 158 sayı) ve Öğrenme Merkezi üyelik işlemleri
Satınalma Dergisi Ana Sayfa Dijital İşlem Merkezinden https://satinalmadergisi.com/dijital-islem-merkezi/ yapılmaktadır.
b. Google Kitaplar https://books.google.com.tr - SATINALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ (Beta Yayıncılık) 4. Baskı (Kağıt Basım).
- FORUM: ÜCRETSİZ AÇIK KAYNAK BÖLÜMÜ İÇİN Buyer Network B2B Ticaret Platformu FORUM KISMINI ZİYARET EDİNİZ. SADECE KULLANICI GİRİŞİ YAPMANIZ YETERLİ.
Ücretsiz. Forum https://buyernetwork.net/forum kısmında yüzlerce klasöre 1 dakikada erişebilirsiniz. Sınıf arkadaşlarınızla paylaşın.
Satınalma, Tedarik Zinciri, Lojistik, Depolama, Taşımacılık, Dış Ticaret, Gümrük Operasyonları ve Hukuk forumlarını ziyaret edin.
4. ÖĞRENME MERKEZİ PORTALI:
Öğrenme Merkezi içerisine yer alan Satınalma Dergisi tüm arşivini (155 sayı) inceleyin. Literatür taraması. Makalelerden yararlanın.
Bitirme ödevi, yüksek lisans proje ve tez çalışmaları, doktora tezleri için kullanılmalıdır.
https://learning.buyernetwork.net
Üyelik Gerektirmektedir.
MOBİL UYGULAMA:
Tedarik Zinciri Yönetimi Mobil Uygulama ile güncel gelişmeleri duyuru ve etkinlikleri takip edin.
https://itunes.apple.com/app/id1207666067?mt=8 Ücretsiz. Telefonunuza indirin. Hemen kullanmaya başlayın.

Diğer Kaynak Kitaplar:
– Entegre Lojistik Yönetimi, Murat Erdal, Ömer Görçün, Özhan Görçün, Mehmet Sıtkı Saygılı, 3. Baskı, Beta Basım Yayım A.Ş., Aralık 2020.
– SATINALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ (Beta Yayıncılık) 4. Baskı, Murat Erdal.
– Konteyner Deniz ve Liman İşletmeciliği, Murat Erdal (Editör), Beta Basım Yayım A.Ş.
– Uluslararası Demiryolu Eşya Taşımacılığı, Murat Erdal, Aydın Güvenler, Kosta Sandalcı, UTİKAD Yayını, İstanbul, 2009.
– Lojistik İşletmelerinde Yönetim ve Organizasyon; Filo Yönetimi, Murat Erdal, Mehmet Saygılı, UTİKAD Yayını.
– Lojistik Yönetimi, Murat Erdal, Metin Çancı, 3. Baskı, UTİKAD Yayını.
– Uluslararası Taşımacılık Yönetimi, Murat Erdal, Metin Çancı, UTİKAD Yayını.
– Küresel Lojistik, Murat Erdal, UTİKAD Yayını, İstanbul, 2005.
– Lojistik ve Dış Ticaret Sözlüğü, Murat Erdal, Mustafa Alkan, UTİKAD Yayını, İstanbul, 2007.
– Depo Yönetimi, Murat Erdal, Ömer Görçün, Mehmet Sıtkı Saygılı, UTİKAD Yayını, İstanbul, 2010.
Bilgiler
- Dersler 49
- Quiz Sayısı 0
- Süre 50 hours
- Seviye Tüm Seviyeler
- Dil English
- Öğrenci Sayısı 0
- Değerlendirme Self
-
1. Hafta
-
2. Hafta
- Ders 2.1 Alırken Kazanmanın Koşulları, Doğru mu ? Yoksa içi boş bir söz mü ?
- Ders 2.2 Satın alma Eğitimi Uygulama-1 : Tedarikçi Performans Değerlendirme Nasıl Yapılır?
- Ders 2.3 2025 Yılı Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Endeksi’nde Türkiye 167 Ülke İçerisinde 73. Sırada.
- Ders 2.4 İhale Yönetimi ve Sözleşme Uygulamaları Eğitimi
-
3. Hafta
- Ders 3.1 Güçlü Alıcılar Dönemindeyiz. Satış Ekiplerinin İşi Zorlaşıyor.
- Ders 3.2 Satınalma Planlaması ve Bütçe Yönetimi: Ne Harcadık? Ne Harcayacağız?
- Ders 3.3 Satınalma Teklifleri Sümen Altı Edilirse Ne Olur? Promosyon Alımlarında Menfaat İddiaları, Tedarikçi Kayırma ve Dava Süreci
- Ders 3.4 Değer Zinciri ve Kapsam 3 Emisyon Hesaplamaları
-
4. Hafta
-
5. Hafta
- Ders 5.1 Sürdürülebilir Tedarik Stratejisi Nedir? Nasıl Geliştirilir? ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Rehber Standardı – II
- Ders 5.2 Firma Körlüğünü Aşma, Tedarikçi Araştırması ve Örgütsel Pazarlarda Yeni İstihbarat Kaynakları
- Ders 5.3 Satın almada Suistimal ve Yolsuzluk: Kurumsallaşma Boşlukları ve Bir Dava İncelemesi
- Ders 5.4 Harcama Yönetiminde Riskler: Suistimal, Usulsüzlük ve Rüşvet
-
6. Hafta
-
7. Hafta
- Ders 7.1 Pazarlık Yönetimine Giriş – Genel Çerçeve
- Ders 7.2 Satınalma Kontrat Yöneticiliği ve Tedarikçi Sözleşmeleri Eğitimi
- Ders 7.3 Sürdürülebilir Tedarikçi Kimdir? Bir Şirketi Sürdürülebilir Kılan Özellikler Nelerdir?
- Ders 7.4 Tedarikçinin Alacak İddiası ve Alıcının “Nitelikli Dolandırıcılık” Savunması: Bir Dava İncelemesi
-
8. Hafta
- Ders 8.1 Tedarikçilerden Sürdürülebilirlik Verisi Nasıl Toplanır? Satınalma Şartnamelerinde Sürdürülebilirlik
- Ders 8.2 MÜZAKERE TEKNİKLERİ ve PAZARLIK YÖNETİMİ EĞİTİM VAKASI #41
- Ders 8.3 Satınalma Yöneticisinin İhalelerde Şirketi Zarara Uğratma İddiası, Disiplin Soruşturması ve Savunma Süreci: Bir Dava İncelemesi
- Ders 8.4 SATINALMA SÜREÇLERİNDE DENETİM VE SUİSTİMAL ÖNLEME EĞİTİMİ
-
9. Hafta
-
10. Hafta
-
11. Hafta
-
12. Hafta
-
13. Hafta
-
14. Hafta
