Tedarik Zinciri Yönetimi Dersi
Şirketler Yeni Döneme Nasıl Hazırlanmalı?
YÖNETİM KATI:
Şirketler Yeni Döneme Nasıl Hazırlanmalı?
Tedarik Zincirlerinde Kırılganlık Büyüyor
Prof. Dr. Murat ERDAL
Son yıllarda tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar daha yaygın ve daha etkili hâle gelmiştir. Pandemi ile görünür hâle gelen küresel kırılganlıklar; Rusya-Ukrayna savaşı, Amerika Birleşik Devletleri-Çin tarife gerilimleri, Süveyş ve Kızıldeniz hattındaki güvenlik sorunları, Panama Kanalı’ndaki geçiş kısıtları, iklim ve sürdürülebilirlik kaynaklı riskler, İsrail-Filistin krizi ve bugün daha geniş bir bölgesel savaş eksenine dönüşen Orta Doğu gelişmeleriyle yeni boyutlar kazandı. Bütün bu gelişmeler iş dünyasına artık net bir mesaj vermektedir: tedarik zincirlerinde risk analizi ve dayanıklılık stratejileri ertelenebilecek başlıklar olmaktan çıkmıştır.
Bir başka ifadeyle, daha istikrarlı bir dönemin kendiliğinden gelmesini beklemek fazla iyimser olabilir. Görünen o ki küresel ekonomi, uzun süre daha yeni kırılmalar, yeni politik gerilimler ve yeni maliyet yükleri üretmeye devam edecektir. Bu nedenle tedarik zinciri senaryo çalışmaları, alternatif kaynak planları ve kurumsal hazırlık kapasitesi artık geçici bir gündem değil; şirketler için kalıcı bir zorunluluk hâline gelmiştir. Yeni dönemde kamu ve özel sektörün ortak önceliği, kriz ve riskleri öngörebilmek, bunlara karşı hazırlık geliştirmek ve uygulanabilir çözümler üretebilmektir.

Uzun yıllar boyunca birçok şirketin temel önceliği, daha düşük maliyetle daha hızlı ve daha yalın çalışan bir tedarik zinciri yapısı kurmaktı. Küreselleşmenin ivme kazandığı dönemde düşük maliyetli coğrafyalardan tedarik sağlamak, stok seviyelerini azaltmak, tedarikçi tabanını sadeleştirmek ve operasyonları mümkün olduğunca sıkı planlanmış bir düzende yürütmek güçlü bir rekabet yaklaşımı olarak görüldü. Bu model önemli verimlilik kazanımları sağladı. Ancak son yıllarda yaşanan çok katmanlı krizler, yalnız verimlilik ve maliyet odaklı sistemlerin beklenmedik şoklara karşı çoğu zaman yeterince dayanıklı olmadığını açık biçimde ortaya koydu. Daha da önemlisi, bu yaklaşım çoğu zaman değer zincirinin bütününü değil; daha çok maliyet ve akış performansını merkeze aldı.
Artık daha net görüyoruz ki ucuz kaynak her zaman güvenilir kaynak değildir. Çünkü tedarik zinciri yalnızca fiyatla değil; jeopolitik gerilimlerle, enerji maliyetleriyle, sürdürülebilirlik yükleriyle, lojistik darboğazlarla, mevzuat değişimleriyle ve kriz anında karar alma hızıyla birlikte yönetilmektedir. Asıl yetenek, bu etkilerin değer zincirinin hangi halkalarında yoğunlaştığını görebilmektir. Günümüzde tedarik zincirleri artık sadece maliyet ekseninde değil; jeopolitik uyum, dayanıklılık ve karbon ayak izi ekseninde yeniden şekillenmektedir.
Gelişmiş ekonomiler, bir taraftan özellikle kritik girdiler ve hammaddelerde arz güvenliğini daha sıkı kontrol etmek isterken, diğer taraftan pazar erişimini ve yasal çerçeveyi stratejik bir rekabet aracı olarak kullanmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri tarifeler üzerinden, Avrupa Birliği ise standartlar ve regülasyonlar üzerinden stratejik pozisyon almaktadır.
Bütün bunlar, küresel ekonomide daha belirgin bir ayrışma eğiliminin güçlendiğini göstermektedir. Temel problem yalnızca tek bir ülkenin ya da tek bir tedarik merkezinin yarattığı etkiler değildir. Sistemik kırılganlıkların çoğaldığı, ekonomik toplulukların ve ülkelerin üretim, ticaret, teknoloji ve lojistik alanlarında kendilerini daha fazla korumaya yöneldiği yeni bir döneme giriyoruz. Avrupa Birliği, Kuzey Amerika ve diğer bölgesel ekonomik kümelenmeler, bir yandan blok düzeyinde dayanıklılık ve rekabet gücü ararken diğer yandan ülke bazında da stratejik sektörleri, üretim kapasitesini ve iç pazarı daha dikkatli koruma eğilimi göstermektedir.
Bugünün ekonomik risk haritasını ve kırılganlıkların neden güçlendiğini anlamak için, Çin’in üretim kapasitesi ve rekabet etkilerine ayrıca bir pencere açmak gerekir. Bunun dikkat çekici örneklerinden birini Türkiye ile Çin arasındaki dış ticaret dengesizliğinde görebiliriz. Türkiye’nin Çin’den ithalatı ile Çin’e ihracatı arasındaki büyük fark, yalnız ticari değil; sanayi, istihdam ve rekabet gücü açısından da dikkatle değerlendirilmelidir. Bu ölçekte bir dengesizlik, orta ve uzun vadede yerli üretim yapısında ciddi zorlanmalar yaratmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri de tam bu nedenle Çin’in üretim gücünü, kamu planlamasını ve teşvik mekanizmalarını stratejik bir tehdit olarak değerlendirmektedir. Bugün birçok ülke, iç pazarını korumak ve istihdamı desteklemek amacıyla “burada satış yapmak istiyorsan burada üretmelisin” yaklaşımını daha açık biçimde gündeme taşımaktadır. Yalnız Çin’e karşı değil, ticaret dengesizliğinin belirginleştiği pek çok ülke ilişkisinde benzer bir müzakere zemini ve iç pazarı koruma eğilimi oluşmaktadır.
Çin’in ekonomik başarısını değerlendirirken kamu perspektifini göz ardı edemeyiz.
Tedarik zincirini yalnız özel sektörün meselesi gibi görürsek, dünya ticaretinden aldığımız payın giderek küçülmesi kaçınılmaz olabilir. Kaynakların tahsisi, verimli kullanımı ve ulusal öncelikler doğrultusunda yönlendirilmesi konusu üzerinde daha fazla düşünmek zorundayız. Kamunun bu dinamikleri dikkate alan akılcı, seçici ve üretim kapasitesini koruyucu politikalar geliştirmesi gerekir. Aksi takdirde yalnız mevcut sanayimizi ayakta tutmakta zorlanmayız; aynı zamanda mevcut üretim varlıklarının hızla el değiştirmesi riskiyle de karşı karşıya kalabiliriz.
Elbette küresel tedarik zincirlerinde kısa sürede radikal değişikliklere gitmek kolay değildir. Ölçek ekonomisi, yerleşik üretim yapıları ve devam eden sözleşmeler şirketlerin hareket alanını sınırlar. Bu nedenle Çinli üreticilerle ilişkileri sert ve ani biçimde sonlandırmak çoğu zaman gerçekçi değildir. Buna karşılık birçok şirketin Çin’e aşırı bağımlılığı azaltma, riski dağıtma ve alternatif üretim ya da tedarik üsleri geliştirme eğiliminin belirgin biçimde güçlendiği görülmektedir. Bu da bize yeni dönemin mantığını açıkça göstermektedir: küresel tedarik zincirlerinde riskleri yeniden ele alma, bağımlılıkları azaltma ve alternatifleri çoğaltma dönemi başlamaktadır.
Asıl dikkat çekici olan husus, kırılganlıkların çok farklı eksenlerde derinleşmesidir. Bu nedenle, son dönemde sıklıkla tartışılan Nearshoring (Yakın Kaynak Kullanımı) ve Friendshoring (Dost Kaynak Kullanımı) kavramlarına ihtiyatla yaklaşmakta yarar görüyorum. Ülke riskleri, en az şirketlerin kendi risk analizleri kadar stratejik hâle gelmiştir. Şirketler artık şu soruları daha net sormaktadır: Hangi ülke daha öngörülebilir, hangi tedarik yapısı daha sürdürülebilir, hangi ağ daha güvenilir ve hangi yapı değer zincirini daha sağlam taşıyabilir?
Türkiye açısından bakıldığında bu yeni tablo hem fırsatlar hem de ciddi sorumluluklar üretmektedir. Üretim altyapısı, sanayi tecrübesi, potansiyel pazarlara erişim gücü ve birçok sektördeki üretim kabiliyeti sayesinde Türkiye, yalnız güvenilir üretici ve tedarikçi olarak değil, aynı zamanda değer zincirinde daha güçlü konumlanan bir üretim ve tedarik üssü olarak daha görünür hâle gelebilir. Ancak jeostratejik konum tek başına sürdürülebilir rekabet üstünlüğü üretmez. Kamu politikaları ve şirket disiplini ile birleşmediği sürece, coğrafi yakınlık kalıcı değer üretmeye yetmemektedir.
Yeni dönemde tedarik zinciri dayanıklılığı yalnız şirket içi bir operasyon konusu değildir. Aynı zamanda kamu politikası, ekonomik diplomasi, finansman olanakları, dış ticaret kolaylığı, gümrük süreçleri, liman performansı ve düzenleyici uyum meselesidir. Ticaret koridorlarının güvenliği, limanların işleyişi, geçiş hatlarının sürekliliği, yatırım ortamının öngörülebilirliği ve finansmana erişim birbirinden kopuk düşünülemez. Şirketlerin dayanıklılık yatırımları ile ülkelerin ticaret ve lojistik politikaları aynı stratejik çerçevede ele alınmalıdır.
Burada cevap aramamız gereken temel sorular şunlardır: Türkiye’de faaliyet gösteren şirketler, tedarik ağlarını ne kadar görünür kılabiliyor? Kritik malzeme ve tedarikçi bağımlılıklarını ne kadar doğru okuyabiliyor? Alternatif kaynak, lojistik güvenilirlik, planlama kalitesi ve kurumsal tepki hızını ne kadar geliştirebiliyor? Daha da önemlisi; sürdürülebilirlik, uyum, raporlama, teknik standartlar ve mevzuat harmonizasyonu alanlarında ne kadar hazırlıklıyız? Türkiye birçok başlıkta önemli bir potansiyele sahiptir; ancak bu potansiyelin kalıcı avantaja dönüşebilmesi için hem şirketlerin hem de kamu yönetiminin daha güçlü bir sıçrama yapması gerekmektedir.
Bu noktada temel perspektif, riskleri doğru sınıflandırmak, bunların değer zincirinin hangi halkalarında yoğunlaştığını görmek ve buna göre yönetebilmektir. Kur, enerji, savaş, düzenleme değişikliği ve iklim etkisi gibi dış çevre kaynaklı riskler farklıdır. Talep daralması ya da kapasite yetersizliği gibi hacim ve kapasite kaynaklı riskler ayrı ayrı ele alınmalıdır. Transit sürelerinin uzaması, liman yoğunluğu, gümrük gecikmeleri ve iç darboğazlar gibi akış sorunlarının maliyetleri analiz edilir. Malzeme akışında takip zorlukları, eş zamanlı görünürlük eksikliği, süreç kopuklukları ve geç fark edilen erken uyarı sinyalleri ise ayrı bir kırılganlık alanı yaratır. Yeni dönemde risk, yalnızca bir olay değil; bir bütünsel etkiler çerçevesinde ele alınmalıdır.
Şirketler açısından vizyon, yalnız bugünkü ağın çalışmasına güvenmek değil; farklı bozulma senaryoları altında hangi alternatiflerin ayakta kalacağını ve değer zincirinin hangi halkalarının korunması gerektiğini önceden düşünebilmektir. Tek kaynaklı yapı bozulduğunda ne olur? Belirli bir coğrafya devre dışı kaldığında hangi alternatif bölge devreye girebilir? Bir liman kapandığında hangi rota ikame edilebilir? Kritik girdilerde güvenlik stoğu mu, yoksa ikinci kaynak mı daha doğru çözümdür? Bu sorular masa başı sezgisiyle değil; disiplinli senaryo planlaması ve güçlü ekip çalışmasıyla ele alınmalıdır.
Çağın gereği olarak dijitalleşme ve Yapay Zekâ uygulamaları tedarik zinciri yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Ancak burada da yeni bir bağımlılık ve egemenlik alanı oluşmaktadır. Yapay zekâ altyapısını şekillendiren özel çipler, yüksek işlem kapasitesi, veri merkezleri ve bunların arkasındaki kritik mineraller ve nadir elementler, sınırlı sayıdaki ülke ve şirketin kontrolünde yoğunlaşmaktadır. Bu nedenle teknoloji yalnızca verimlilik sağlayan bir araç değil; aynı zamanda stratejik üstünlük, bağımlılık ve kırılganlık üreten yeni bir alan olarak değerlendirilmelidir. Buna ek olarak siber güvenlik tehditleri büyümekte, dijital altyapılara aşırı bağımlılık da tedarik zincirlerinde yeni risk alanları oluşturmaktadır.
Şirketlerin hangi riske hangi araçla karşılık vereceğini de önceliklendirmesi gerekir. Alternatif pazar arayışı, yeni kaynakların araştırılması, tedarikçi geliştirme programları, uzun vadeli sözleşme yapılarının güçlendirilmesi ve bölgesel çeşitlendirme önümüzdeki dönemin önemli başlıkları arasında yer alacaktır. Bu nedenle dayanıklılık, doğru riske karşı doğru hamleyi geliştirebilme kapasitesidir.
Sonuç olarak, tedarik zinciri yönetimi artık sadece ürün, bilgi ve para akışlarını organize etme işi değildir. Değer zincirini uçtan uca kavrayabilmek, değer üreten faaliyetleri ve aktörleri görünür kılmak, kırılganlık alanlarını doğru teşhis etmek ve bunlara karşı kurumsal refleks geliştirmek meselenin özünü oluşturmaktadır. Başarılı şirket, yalnız maliyet avantajı arayan değil; değer zincirini daha iyi yorumlayan, riski daha doğru sınıflandıran, alternatifleri daha erken düşünen ve kararlarını daha yüksek tutarlılıkla verebilen şirkettir. Gerçek rekabet avantajı da tam burada oluşmaktadır.
Yeni dönemde gerçek gündem, değer zincirinin bütününü sürdürülebilir ve dayanıklı kılabilmektir.
Anahtar Sözcükler: dayanıklılık, kırılganlık, tehdit, kaynak, kurumsal refleks, belirsizlik, risk, tedarik, tedarik zinciri, Nearshoring, Yakın Kaynak, Friendshoring, Dost Kaynak, şirket, eğitim, senaryo çalışmaları

Tedarik Zinciri Yönetimi Dersi – Prof. Dr. Murat Erdal
1.Haftadan 14. Haftaya kadar tüm dersleri görmek için “Ders İçeriği” sekmesini tıklayınız.
Tedarik Zinciri Yönetimi Dersinin Amacı:
Satınalma ve Tedarik Zinciri yönetimi alanında derinlemesine bilgi sahibi olmak; satınalma, planlama, lojistik ve tedarik zinciri yapısınının kavranmasını sağlamaktır.
Dersin Açıklanması:
Küresel rekabet ortamında satınalma ve tedarik zinciri yönetimi faaliyetleri işletmeler için stratejik bir önem arz etmektedir. Satınalma organizasyonu, yurtiçi ve uluslararası satınalma, pazar araştırmasından uygun tedarikçilerin bulunması ve pazarlık süreçlerine kadar bir dizi faaliyet sürekli etkileşim halindedir. Diğer taraftan işletme için doğru tedarikçileri bulmak onlarla iletişimi sağlamak ve ilişki yönetimi konusunda doğru hamleler üretmek büyük çaba gerektirmektedir. Birlikte çalışılabilirlik ve geleceğe yönelik planlamaların oluşturulmasında işletme satınalma ve tedarik zinciri sorumlulukları artmaktadır. Dersin içeriğinde, yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, dersin konu başlıkları bölümünde sıralanan unsurlara yer verilmektedir.
Dersin Öğrenme Çıktıları:
İşletme lisans öğrencileri bu dersi başarı ile tamamladıklarında,
– Satınalma, lojistik ve Tedarik Zinciri Yönetimi yapısını kavrar.
– Satınalma organizasyonu konusunda bilgi sahibi olur.
– Stratejik satınalma yönetimi ve tedarikçi performans değerlemesi konusunda değerlendirmeler yapabilir.
– Satınalma kullanılan temel bilgi teknolojilerini kavrar.
– Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi dinamiklerini öğrenir. ISO 20400, ISO 14001, ISO 14046, ISO 14064, Emisyon Hedefleri, Su Ayak izi, Karbon Ayak izi, Tedarikçi Etik Kodlar, ISO 26000 incelenir.
– Uçtan uca bilişim teknolojilerinin kullanımını analiz eder. B2B Entegrasyon, ERP, SRM, Tedarikçi Portalı, E-satınalma, AI, Makine Öğrenmesi temelli örnekler verilir.
Prof. Dr. Murat Erdal – Makaleler
Tedarik Zinciri Yönetimi başlıklı dersimiz için gerekli öğrenme kaynaklarına erişim sağlayın.
PDF Makale Listesi – Satın alma ve Tedarik Zinciri Yönetimi
Satın alma ve Tedarik Zinciri Yönetimi konularında ekibini geliştirmek isteyen yöneticilerimiz için MAKALE LİSTESİ paylaşıyorum.
PDF KLASÖRÜ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Makale Listesi düzenli olarak güncellenmektedir.
Makale Listesi 6 Ana Kategoriden meydana gelmektedir:
- Satınalma Yönetimi
- Tedarik Zinciri Yönetimi
- Sektörel Kontrat İncelemeleri – Sözleşme Yönetimi
- Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri
- Sürdürülebilirlik ve Yeşil Dönüşüm
- Kurumsal Satış
Klasör içerisinde;
- Eğitim Testleri
- Anketler
- Kitap Önerileri yer almaktadır.
Makale / Okuma Listesinin Yüksek Lisans ve Doktora sınavlarına hazırlanan öğrencilerimiz için faydalı olmasını dilerim.
KİTAP :
Dersin kaynak kitabı SATINALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ (Beta Yayıncılık) 4. Baskı.
AÇIK KAYNAK: Buyer Network İş ve Ticaret Platformu
Ücretsiz. Forum https://buyernetwork.net/forum kısmında yüzlerce klasöre 1 dakikada erişebilirsiniz. Sınıf arkadaşlarınızla paylaşın.

Satınalma, Tedarik Zinciri, Lojistik, Depolama, Taşımacılık, Dış Ticaret, Gümrük Operasyonları ve Hukuk forumlarını ziyaret edin.
ÖĞRENME MERKEZİ:
Öğrenme Merkezi içerisine yer alan Satınalma Dergisi tüm arşivini (100 sayı) inceleyin. Literatür taraması. Makalelerden yararlanın.
Bitirme ödevi, yüksek lisans proje ve tez çalışmaları, doktora tezleri için kullanılmalıdır.
https://learning.buyernetwork.net
Üyelik Gerektirmektedir.
MOBİL UYGULAMA:
Tedarik Zinciri Yönetimi Mobil Uygulama ile güncel gelişmeleri, duyuru ve etkinlikleri takip edin.
https://itunes.apple.com/app/id1207666067?mt=8 Ücretsiz. Telefonunuza indirin. Hemen kullanmaya başlayın.
Bilgiler
- Dersler 63
- Quiz Sayısı 0
- Süre 60 hours
- Seviye Lisans
- Dil Türkçe
- Öğrenci Sayısı 0
- Değerlendirme Self
-
1. Hafta
- Ders 1.1 Şirketler Yeni Döneme Nasıl Hazırlanmalı?
- Ders 1.2 Giriş
- Ders 1.3 Pazarlık Anketini Yapın Müzakere Stilinizi Görün
- Ders 1.4 İşin Başladığı Yer DOĞRU TALEP ve SATINALMA MESLEĞİNİN DOĞRULARI
- Ders 1.5 SATINALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ MAKALE – OKUMA LİSTESİ
- Ders 1.6 Uygulama: Gıda Sektöründe Satınalma Yönetimi
-
2. Hafta
Satınalma tanımı ve tarihsel gelişim öyküsü. Kitabın birinci bölümüne giriş.
- Ders 2.1 Orta Koridor ve Türkiye: Kısıtlar ve Gerçeklik
- Ders 2.2 Alırken Kazanmanın Koşulları, Doğru mu ? Yoksa içi boş bir söz mü ?
- Ders 2.3 Satınalma Teklifleri Sümen Altı Edilirse Ne Olur? Promosyon Alımlarında Menfaat İddiaları, Tedarikçi Kayırma ve Dava Süreci
- Ders 2.4 Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Vaka Çalışması: Lezzet Konserveleri
- Ders 2.5 Satın alma Eğitimi Uygulama-1 : Tedarikçi Performans Değerlendirme Nasıl Yapılır?
-
3. Hafta
- Ders 3.1 Güçlü Alıcılar Dönemindeyiz.
- Ders 3.2 Satınalma Planlaması ve Bütçe Yönetimi: Ne Harcadık? Ne Harcayacağız?
- Ders 3.3 Satınalma Operasyonlarında Çıkar Çatışması: Akrabalık Bağı, Geciken Aksiyonlar ve Borç–Alacak Davasına Dönüşen Risk
- Ders 3.4 2025 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu Yayınlandı. Türkiye 167 Ülke İçerisinde 73. Sırada
- Ders 3.5 İhale Yönetimi ve Sözleşme Uygulamaları Eğitimi
-
4. Hafta
-
5. Hafta
- Ders 5.1 Firma Körlüğünü Aşma, Tedarikçi Araştırması ve Örgütsel Pazarlarda Yeni İstihbarat Kaynakları
- Ders 5.2 Satınalma Planlaması ve Bütçe Yönetimi: Ne Harcadık? Ne Harcayacağız?
- Ders 5.3 Değer Zinciri ve Kapsam 3 Emisyon Hesaplamaları
- Ders 5.4 Tedarik Zinciri ve Satın alma Süreçlerinde Olgunluk Değerlendirmesi
-
6. Hafta
- Ders 6.1 Tedarikçi Müşteri Seçiyor. Alıcılar Ürün Bulamıyor.
- Ders 6.2 ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Rehber Standardı Yol Haritası ve Adım Adım Sıfır Emisyon Hedefi
- Ders 6.3 Satınalma Süreçlerinde İhbar, İç Kontrol ve Gizlilik: Bir Dava İncelemesi
- Ders 6.4 Harcama Yönetiminde Riskler: Suistimal, Usulsüzlük ve Rüşvet
-
7. Hafta
- Ders 7.1 Pazarlık Yönetimine Giriş – Stratejiler ve Taktikler
- Ders 7.2 Sürdürülebilir Tedarik Stratejisi Nedir? Nasıl Geliştirilir? ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Rehber Standardı – II
- Ders 7.3 Tedarikçinin Alacak İddiası ve Alıcının “Nitelikli Dolandırıcılık” Savunması: Bir Dava İncelemesi
- Ders 7.4 Satınalma Kontrat Yöneticiliği ve Tedarikçi Sözleşmeleri Eğitimi
-
8. Hafta
- Ders 8.1 Proje Esaslı Satınalma Yönetimi Danışmanlık Hizmet Alımları İncelemesi
- Ders 8.2 Otelcilikte Satınalma Planlaması ve Bütçe Disiplinini Sağlamak Neden Zor?
- Ders 8.3 Sürdürülebilir Tedarik Operasyonlarında Planlama ve Gereklilikler ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Rehber Standardı – III
- Ders 8.4 Satınalma Yöneticisinin İhalelerde Şirketi Zarara Uğratma İddiası, Disiplin Soruşturması ve Savunma Süreci: Bir Dava İncelemesi
- Ders 8.5 SATINALMA SÜREÇLERİNDE DENETİM VE SUİSTİMAL ÖNLEME EĞİTİMİ
-
9. Hafta
- Ders 9.1 Sürdürülebilir Satınalma Gelişim Planı Nasıl Yürütülmeli? Ecovadis Sürdürülebilir Satınalma Puanımızı Nasıl Yükseltiriz?
- Ders 9.2 Tedarik Zinciri Entegratörü – 4. Parti Lojistik
- Ders 9.3 İlaç Sektöründe Tedarik Zinciri Krizi: Fason Üretim, Tedarikçi Sorumluluğu ve Sözleşme Yönetimi
- Ders 9.4 Konaklama Sektöründe Stratejik Satınalma ve Kategori Yönetimi Eğitimi
-
10. Hafta
-
11. Hafta
- Ders 11.1 İdari İşler ve Tesis Yönetimi Departmanlarının Yükselişi
- Ders 11.2 Tedarikçi Günü Nasıl Planlanır? Tedarikçi Günü Etkinliği; Organizasyon ve Yürütme için Yol Haritası
- Ders 11.3 Tedarikçilerden Sürdürülebilirlik Verisi Nasıl Toplanır? Satınalma Şartnamelerinde Sürdürülebilirlik
- Ders 11.4 Tamiri Mümkün Makinelerin Hurda Olarak Piyasaya Satışı ve Rüşvet İddiası: İlk Derece Mahkemesinden İstinafa Uzanan Bir Dava İncelemesi
-
12. Hafta
- Ders 12.1 Tedarik Zincirlerinde Dayanıklılık ve Stratejik Müzakereler: ABD – Çin Rekabeti
- Ders 12.2 Vana Alımlarında % 35 Fiyat Farkı: Satınalmada Suistimal İddiaları ve Yargı Maliyeti
- Ders 12.3 Çimento Sektöründe Değer Zinciri ve Emisyon Azaltım Hedefleri
- Ders 12.4 SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ ve YEŞİL SATIN ALMA EĞİTİMİ
- Ders 12.5 Vaka Çalışması = Hazır Giyim Lojistiği
-
13. Hafta
- Ders 13.1 Uluslararası Fuar Taşımalarında Eşyanın Kaybolması, Lojistik Firma Seçimi ve Havayolu Mevzuatı
- Ders 13.2 Çimento Sektöründe Düşük Karbonlu Yol Haritası ve Kapsam 3 Satın alma Uygulamaları
- Ders 13.3 Sürdürülebilirlik Sınav Soruları (Çevre – Sosyal – Yönetişim ve Mevzuat)
- Ders 13.4 İDARİ İŞLER ve TESİS YÖNETİMİ EĞİTİMİ
-
14. Hafta
- Ders 14.1 Son Dakika Talepleri – Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri
- Ders 14.2 Hediye mi, Rüşvet mi? Tedarikçi İlişkilerinde Üç Şaşırtıcı Dava Örneği
- Ders 14.3 Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi
- Ders 14.4 Sürdürülebilir Tedarikçi Geliştirme ve Tedarik Zinciri Yönetim Danışmanlığı
- Ders 14.5 Otelcilikte Lojistik Depo ve Stok Yönetimi Eğitimi
-
Haftalık Ders Programı
